|
Mehmet ALACA tarafından yazıldı.
|
|
Çarşamba, 06 Temmuz 2011 21:35 |
|
Asya’daki gelişmelerin, bölgedeki Çin - ABD rekabetinin ve bu nedenle oluşan istikrarsızlığın ele alınacağı bu yazı dizisinde genel bir çerçeve sunmak bakımından konuya bir giriş yapıldı. Bu yazı, önümüzdeki sayılarda konunun daha derinlikli irdelenmesinde bizlere bir yol haritası sunabilecektir.
İkinci Dünya Savaşından sonra değişen “dünya düzeni”, soğuk savaşın sona ermesiyle birlikte Ortadoğu ve Asya’daki güçlerin değişimine neden olmuş ve global sisteme eklenen yeni aktörlerin bölgede etkinliğini artırması da bölgedeki devletlerin birçoğunun mevcut istikrarsızlıktan etkilenmesini sağlamıştır.
Orta ve Güney Asya’da bulunan birçok devletin; hızlı nüfus artışı, kişi başına düşen milli gelir, gelir dağılımındaki bozukluk, siyasal ve ekonomik istikrarsızlık gibi özellikleriyle birer az gelişmiş ülke olmaları ve bu ülkelerin içsel yapılarındaki bu zayıflık nedeniyle dış desteğe gereksinim duymaları global güçlerin bölgeye yönelik müdahalesine zemin hazırlamıştır.(1) Bölgede istikrarsızlık gerek kontrol altına alınamayan oluşumlar gerekse küresel güçlerin müdahaleleriyle önü alınamaz bir hâl almıştır. ABD’nin Afganistan üzerinden ulaşmak istediği bölgesel hedefler ve Çin’in Asya’da ticari ve siyasi yönden güçlenmesi Washington ve Pekin yönetimleri arasındaki ayrılıkları derinleştirmektedir.
|